PERSONATOR | EVREN SUNGUR

21.10.2017 / 25.11.2017 | Basın Bülteni | Broşür

Thames and Hudson’ın 100 Painters of Tomorrow kitabında yer alan tek Türk sanatçı Evren Sungur, “Personator” isimli kişisel sergisinde, prizmalara yerleştirdiği fragmental imgelerin yer aldığı yeni bir resim serisi üzerine yoğunlaşıyor. Sergide yer alan büyük boyutlu tuvallerde, sanatçıya özgü kalın yağlı boya katmanları, sert ve keskin renkler, grafik elementler ve kalabalık kompozisyonlar, resmin yüzeyinde beyaz çizgilerle sınırları belirlenen bir prizmaya hapsediliyor.
Sanatçı, yeni serisine ve sergiye ismini veren “personator” sözcüğünü, “bir makine gibi kimlik yapıcı, persona yaratıcı” anlamında kullanıyor. Kendine yeni bir kimlik arayan insanı konu edinen Sungur, kompozisyonlarında seçtiği imgeleri bu yeni personanın yapı taşları gibi kullanıyor. Resimleri oluşturan birbirinden bağımsız imgeler, sanatçının olduğu kadar her insanın da anılarından, hayâllerinden, travmalarından, umutlarından, tecrübe ve bilgilerinden belleğinde kalan, bir olaya ve duruma dair en kuvvetli ve en kırılgan sahneyi gün yüzüne çıkarıyor.
Hem analitik hem de sezgisel bir süreçle bir araya gelen bu bağımsız imgeler, bir hikâye oluşturmaktan uzak, bir psikanalist tarafından incelenen bir karakterin kişisel tarihi gibi derinlere inildikçe anlamlanıyor. Her ne kadar sanatçı bu fragmanlarla bir hikâye kurmaktan kaçınsa da bu karmaşık imgeler, izleyiciyi resmi okumaya davet ediyor. Prizmaların içinde perspektif kuralları, fizik kanunları, yerçekimi, kuvvetler ve gerçek boyutlara sadık kalınmazken prizmanın kendisi katı bir yapı oluşturuyor.
Evren Sungur, 2010 yılındaki ilk sergisinden bu yana kendine has sert ve keskin renk kullanımı, yoğun boya dokusu, katmanlı ve kalabalık kompozisyonlarla kurduğu resimleri, sanatçının, insan doğasını, evrimi, varoluşu ve iktidar ilişkileri bağlamında ele aldığı kadın-erkek, sivil-politik, ölüm-yaşam, doğa-insan gibi karşıtlıkları sorguladığı etkileyici bir alan oluşturur. Bu sergide yer alan çalışmalar ise ele alınan meselelerin içinde barındırdığı olumsuzluk ve dramaya tezat oluşturacak biçimde kullanılan renklerin canlılığı ve armonisi ile neşeli ve umut verici bir yörünge yaratır.