Duvar İktidarı | Burcu Perçin

08.03.2012 / 08.04.2012 | Basın Bülteni

İlk kişisel sergisini 2005 yılında açan Burcu Perçin genç sanatçılar içinde öne çıkan isimlerden biri. Sanatçının eserleri birçok yerli ve yabancı (Almanya, İsviçre, Avusturya) koleksiyonda yer alıyor. Ayrıca 2009 yılında Sotheby’s Müzayede Evi tarafından Londra’da düzenlenen “ The Turkish Sale”in en genç sanatçısı oldu.

Burcu Perçin, “Duvar İktidarı” ismini verdiği yeni serisinde insanların duvarlara resimler yaparak, yazılar yazarak mekanları sahiplenişleri ve kendi iktidarlarını sergileme çabalarını ele alıyor. Sanatçı 8 Nisan’a kadar Art On’da sergilenecek olan eserlerinde tuval yüzeyinde farklı ülke, bölge ve şehirlere yaptığı seyahatlerden elde ettiği, dış ve ağırlıklı olarak iç mekanların fotoğraflarından vardığı bir sentezle yepyeni bir mekan tanımı yapıyor.

Burcu Perçin’in tuvale kalın boya tabakalarıyla aktardığı mekanlar, sanatçının fotoğrafladığı farklı karelerin kolaj tekniğiyle bir araya getirilmesiyle meydana gelmiş yek bir mekan olarak karşımıza çıkıyor. Tuvale aktarılan yek mekan, Beyrut’ta savaştan tahrip görmüş, yanmış bir fabrika, yine savaşta tahrip olmuş, enkaz haliyle dahi ilginç bir mimariye sahip olan bir tiyatro binası ve Edirne’de Osmanlı’dan kalma 550 yıllık, terkedilmiş endüstriyel bir yapının izlerini taşıyor.

Biçimler, renkler, dokular aracılığıyla görsel zenginliğin peşine düşen ve tüm bunları terkedilmiş mekanlarda bulabildiğini vurgulayan Burcu Perçin, eserlerinde bu mekanları ölümsüzleştirirken, her şeyin değişebilirliğini, yorumlanabilirliğini de sorguluyor.

“Duvar İktidarı” serisinde yer alan eserlerini sanatçının önceki çalışmalarından ayıran temel fark ise kurgulanan mekanların duvarlarında özellikle grafitilere yer verilmiş olması. Terk edilmişlikleriyle insanda boşluk, yokluk ve yalnızlık duyguları yaratan bu mekanlarda yer alan grafitilerin varlığının sanatçıda uyandırdığı ilgi ve heyecan, tuval üzerine gerçekçi aktarımıyla izleyiciye de geçiyor .

Marcus Graf ise “Duvar İktidarı” sergisini ve Burcu Perçin’in eserlerini şöyle yorumluyor:

“Burcu Perçin son yıllarda sanayi sonrası toplumumuzun içine düştüğü feci ve distopyan durumu irdeleyen, kavramsal anlamda derin ve estetik açıdan güçlü, bir dizi resim üretti. Bir yandan da Perçin çalışmalarında eserlerinin formal, plastik ve estetik niteliğinden ötürü çağdaş resmin daha da gelişmesi ve kendini yenilemesi için yapıcı katkılarda bulunuyor. Her ne kadar eleştirmenler ve uzmanlar kimi zaman resim sanatının artık öldüğünü ilan etseler de, bu çabası Perçin’in eserlerini daha da sıra dışı ve önemli bir konuma taşıyor.”